18 Ağustos 2010 Çarşamba

*iç kimse..

Zamanı yıllarla tartanlar yanılırlar hiçbir şey tartılmaz başka bir şeyle hatta çoğu zaman kendiyle bile. Yaşanır, içini tohuma bırakır geçer gider. Geçmez sandıkların bile.

Hiçbir geçen tartılmaz kalanla neyin kaldığını çoğu kez kendi de bilmezken insan
kimse kimse kimse sahi kimse ya da hiç kimse !!!
söylediklerimden çok sustuklarım, seçtiklerimden çok reddedilmek için ne kadar varsam o kadar kimseyim kendime.

Güç kötü bir şey, kaderken de, kaldıramazken de güç kötü bir şey.
Güçlüyken de güçsüzken de kaldığın yerden devam etmenin karanlığı benzemiyor hiçbir çaresizliğe. Kimin kaldığı yer var ki dünyada?! kaldım sandığın yer bizden geçendir çoğunlukla
içimizi parçalaya çoğalta. Hâlâ gittiğim sona aceleci adımlarla bütün iş birinin dediği gibi,
yavaşça acele etmek aslında.

Ölene kadar yavaşla işte ! ölene kadar yavaşla !

Ne başkalaştırırsan o kadarsın, başkalarının imtihanlarından büyük gelecekler umma
Çaresizlik bile bizden bir başkası yapmaya yetmez. Bize biçilmiş döngüye katlanırız yalnızca.

Bir bakıma hiçbir yerdeyiz ! bir bakıma yalnızca buradayız !

Var oluşumuzun ağırlığı altında ezilirken yapayalnız, ait olduğunu sandığın bütün grupların içinde yapayalnız. Reddin imkânları sayım kayıpları yoklama kaçakları sanma ki hayat bizi bekler başka kıyılarda. Oysa biz buradayız ! halsiz, kanıtsız yılların neyi tarttığını bile bilmeden
kendi gücümüzün altında azala azala...

Kollarımız kadar kulaç kalplerimiz kadar sahil, hiçbir adanın almadığı yalnızlarız,
tamamlanmamış haritasında define ve varlık...
Geleceğin tarihe dağıttığı kayıplar bir gün birbirini bulmanın umuduyla

Gölgemizle barışmanın uzun yolculuğu: büyümek...
kendiyle tanışmayı erteler insan çoğu zaman hayat yanlışlarla kısalır. Başka biri olarak girdiğimiz bir kapıdan bir diğeri olarak çıkarız. Gündeliğe katlanmak için başkalarını kandırırken kendimizi yanıltırız. İçimizi denerken yüzeriz farklı yüzlerle kendi içimizde bile..

Bu yüzden aşk yalnızca bir fikirdir !!

Bu sefer gerçekleştirdiğini sandığın bir fikir, hep öyle oldu bende. Hep saklı kaldı içimdeki anahtar ve hep aynı kilitte kırıldı

Fikirler de zamanla değişir, kırıldıkları yerde. Kırıldıkları yer her şeyi değiştirir.

Zamanla bir şey söylemez artık kırılmak bile, sonra başka bir başlangıcın kapısında aynı korkularla kalakalırız daha önce de söylemiştim:
Kimse yoktur kimsenin kimsesizliğine ! Her şiirin gizi başka bir şiirle açıklar kendini demiştim ya, hep öyle oldu bende böyle katlandım kimsesizliğe o birini ararken bile biliyordum
hiç kimse hiç kimse hiç kimse...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder